info@ekosos.org.tr
+90532 690 7313
Çevre Terörü: Yangınlar – Sabotajlar
Ülkemizde yangınlar kontrol altına alındı. Hasar tespit çalışmaları yapılıyor: 60 bin hektarlık bölge yanmış durumda. ilk tespitlerle yaklaşık 85 bin futbol sahası büyüklüğündeki bir alanın yandığı söylenebilir. Geçen haftaki yangınlarda Türkiye’de, son 10 yıldaki yangınlardan daha fazla yer yandı. Dünyada her yerde yangın var. Son İtalya’daki Sardunya Adasındaki yangınların çıkma nedenleri de bir rapor halinde […]

Ülkemizde yangınlar kontrol altına alındı. Hasar tespit çalışmaları yapılıyor: 60 bin hektarlık bölge yanmış durumda. ilk tespitlerle yaklaşık 85 bin futbol sahası büyüklüğündeki bir alanın yandığı söylenebilir. Geçen haftaki yangınlarda Türkiye’de, son 10 yıldaki yangınlardan daha fazla yer yandı.

Dünyada her yerde yangın var. Son İtalya’daki Sardunya Adasındaki yangınların çıkma nedenleri de bir rapor halinde açıklandı: %96’sının insan kaynaklı olduğu görüldü… İtalya Cumhuriyet Başsavcısı “kundaklama” soruşturması başlattı.

Türkiye yangınları başta turizm, tarım ve enerjiyi hedef almıştır. Bunun anlamı ülkenin gıda krizine girmesidir. Yerleşik hayatın zarar görmesi, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların yerinden yurdundan olması, arıcılık, ormancılık ve seracılığın büyük ölçüde zarar görmesinin başka sonuçları da oluşacaktır.

Türkiye’nin odaklandığı konular ikinci plana düşmüştür. Mavi Vatan, dış politika, güvenlik, FETÖ, Irak, Suriye, Afganistan konularındaki hareketlilik geri planda kalmaktadır. Karadeniz’deki seller ise tamamen devletin konsantrasyonunu buraya yöneltmesine sebep olmuştur.

Her kötü olayda önce şüphelilerin peşine düşülür. Bazen ilk elden tahmin edilen zanlılar, doğru çıkar… Bazen tahmin edilen değildir: Masumlar zarar görür. Suçsuzlar suçlu haline gelebilir.  Eğer bir olay, büyük bir infial oluşturmak için tasarlanmışsa, tepkilerle de olayı büyütüp, tam bir kaos haline getirmek mümkündür. Hedef saptırmalar, masum ve sade vatandaşların mağdur edilmesi, yangının körüklenmesi, kasıtlı yanlış kişi ve kurumları hedef alan açıklamalar, mevcut kötü olaydan daha büyük ve yıkıcı sonuçlara  sebep olabilir. Bu yüzden her olayda öncelikle soğukkanlı değerlendirmelerle, olayların bastırılması, işlerin düzene konulması ve en-nihayetinde yeniden “mevcut normale dönmek” hedeflenir.

Antalya’da başlayan yangınlar da böyle algılandı. Manavgat’taki yangın 28 Temmuz 2021 tarihinde başladı. Sonra Mersin’den Muğla’ya, Uşak, Bolu, Denizli gibi bir hat üzerinden kıyılardan başlamak üzere her taraftan yangın haberi bekler olduk. Halk önce canını, malını; sonra komşularını, köyünü, etraftaki canlı cansız ne varsa kurtarmanın peşine düştü.  Öncelik yangını söndürmekti, öyle de yapıldı.

Bu arada iklim sorunu tamam… Orman Genel Müdürlüğü 2 Haziran’da yangınlara karşı uyarılara başlamış.  Havalar sıcak, kuru dallar ve otlar hakikaten  büyük tehdit.  Tarla açmak, tesis kurmak, arazi elde etmek ya da imar adına bunlar yapılabilir mi, şimdilik asla ihtimal verilmeyen bir durum. Ancak sosyal medyada muhtemel zanlı ve makul şüpheli olarak farklı platformlardan yangınları, ‘Ateşin Çocukları’ adlı PKK inisiyatifinin çıkarttığı iddiasına yer verildi. Buna ilişkin eski görüntüler, örgütün kendi sitelerinde yaptığı haberler ve propaganda materyalleri hızla paylaşıldı.  Tepki büyüktü…

WhatsApp-Image-2021-08-14-at-14.24.22 Çevre Terörü: Yangınlar - Sabotajlar

3 gün sonra PKK’nin bir yan kolu olan ve 18 yaş altı çocukları eylem için bir araya getiren oluşuma ait,  sosyal medyada yer alan paylaşımlar birdenbire kesildi. Ya da kestirildi…Yapılan paylaşımların çoğu da silindi. Örgüt bir ölüm sessizliğine büründü. Yangın devam ederken yapılan hatalar daha çok konuşulmaya, ihmal ve kusurlar ön plana çıkartılmaya başlandı. Kimse “Hırsızın hiç mi suçu yok?” demeden, gökyüzünü saran dumandan başlayıp, uçak-helikopter, kazma, çapa, kürek ile devam eden yangınları  söndürme faaliyetlerindeki aksaklıkları konuşmaya başladı.

Türkiye’de muhalefetin bütün bu süreçte odaklandığı konu, yangın söndürmede yaşanan zaafiyetler olmuştur. Üstelik bu yangınlar iktidar – muhalefet mevzusu da değil, memleket mevzusudur. Hal böyle iken iklim etkisi, hava sıcaklıkları ve rüzgarın da ters esmesi, kötü niyetlilerin ve örgütlü kötücüllerin de işine gelebileceğini ihmal etmeyelim.  1990’lı yıllardan beridir bu tür sabotajları elleri titremeden yapanların böyle müsait bir ortamda vicdanlı davranması düşünülemez bile.  Ancak o ilk günlerdeki yangını üstlenen PKK ve yandaşlarının twitlerinin birden bıçak gibi kesildiği, hatta eski sosyal medya mesajlarının dahi silindiğini gördük.

PKK, yangınlar konusunda bir ölü sessizliğine bürünmüş durumdadır. Her daim  “selden kütük kapmak” isteyen bir örgütün bu tavrı da dikkat çekicidir. Şu tekrarlanan yangınlarla birlikte sabotaj ihtimalleri de artmaktadır. Hem makul şüpheli olup hem bu kadar sessizlik hiç de normal değildir.

Haber teyit sitelerinde, “… Fırat Haber Ajansı’nda  sıklıkla Ateşin Çocukları İnisiyatifi’nin üstlendiği eylemlere yer veriliyor. Bu haberlerde “hedeflerin” çoğunun ormanlar gibi doğal alanlar değil, siyasilere ait otomobil, tekne, yat gibi araçlar ile işyerlerinin olduğu görülüyor. Nitekim son yangınlarla birlikte bu ajansta, bazen de Nûçe Ciwan gibi örgütün eylem listesinde  yer alan güncel yangınlara ilişkin bazı haberler yer almıştır.

Bu yazının tamamı Prof. Dr. İbrahim Attila Acar'ın kişisel web sayfasında yayınlanmıştır.

Devamını oku → acarhoca.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir