
“600 Milyon Kişi Gıda Kaynaklı Hastalıklarla Tehdit Altında”
- Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 20 Aralık 2018'de aldığı karar ile 7 Haziran günü Dünya Gıda Güvenilirliği Günü olarak ilan edilerek 2019’dan itibaren tüm dünyada kutlanmaya başlanmıştır. Yürütücülüğünü Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün ortaklaşa üstlendiği Dünya Gıda Güvenilirliği Günü ile güvenilir gıdanın önemi ve insanlığa sağladığı yararların anlatılması, gıda güvenilirliğinin sağlanmasına yönelik girişimlerin güçlendirilmesi ve bu alandaki tüm paydaşların farkındalığının artırılması hedeflenmektedir.
- 7 Haziran'daki Dünya Gıda Güvenliği Günü ile gıda kaynaklı riskleri önlemeye, tespit etmeye ve yönetmeye yardımcı olmak, gıda güvenliğine, insan sağlığına, ekonomik refaha, tarıma, pazar erişimine, turizme ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak için dikkat çekmeyi ve harekete geçmeyi amaçlamaktadır.
- 2025 yılı teması, “Gıda Güvenliği: Eylemdeki Bilim” olarak belirlenmiştir.
- “Bu yılın teması, tüketicileri korumada ve sofralarımıza getirdiğimiz gıdaya güven oluşturmada bilimin hayati rolünü vurguluyor.”
Neden Önemlidir?
- Gıda kaynaklı hastalıklar, her yıl 600 milyon kişiyi etkilemekte ve 420 bin ölüme neden olmaktadır (WHO).
- Yeter miktarda üretim (gıda güvencesi), sağlıklı gıda (gıda güvenliği), kırsalın iş ve yaşam şartları (kırsal kalkınma) günümüzde önemli konulardır.
- Güvenli gıda, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine (SDG’ler) ulaşmada kritik bir rol oynamaktadır.
- Tüketici güvenini artırarak ekonomik kayıpları önlemektedir.
- Güvensiz gıda, çocuklarda gelişim bozukluklarına ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açabilmektedir.
- Gıda güvenliği, küresel ticaretin ve halk sağlığının temel taşlarından biridir.
600 milyon kişi gıda kaynaklı hastalıklarla tehdit altında !!!
- Dünyada her yıl 600 milyon kişi gıda kaynaklı hastalıklarla savaşırken, bu hastalıkların tedavisi için yıllık maliyetin 15 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir (FAO Raporu).
- Ortalama olarak bir günde 1.600.000 kişi güvenli olmayan gıdalardan dolayı hastalanıyor
- Hastalıkların ekonomik boyutu, düşük ve orta gelirli ülkelerde üretkenlik kaybı ve sağlık harcamaları nedeniyle yıllık 110 milyar doları aşmaktadır.

Çevre ve Gıda Güvenliği İlişkisi:
- Çevrenin sürdürülebilir şekilde kullanımı veya korunması riskleri en aza indirgemekle ilgilidir ve bu konuyla ilgili güvenlik çalışmaları gıda ve çevre ekseninde karşılıklı bir bağımlılığının olduğunu ortaya koymaktadır.
- İklim değişikliği ve artan risklerle birlikte artan kuraklık, benzer gelişmelere bağımlı olarak yine artan hastalıklar uluslararası güvenliği farklı bir boyutuyla etkilemektedir. Çevre güvenliği ile ilgili çalışmalar ve bir birikimden söz edilecekse doğrudan ilgili olduğu gıda güvenliği ekseninde uluslararası güvenlik analizleri yapmak elzemdir.
- Bu açıdan devletler günümüzde çevre-gıda ilişkisi açısından sürdürülebilir bir ilişki kurmakta ve programlar hazırlamaktadır.
- Çevresel güvensizlik eksenindeki gıda güvenliği ile öngörülebilir bir iklim ve sağlıklı ekosistemlerin varlığı arasında ayrılmaz bir bağ bulunmaktadır. Dolayısıyla iklim değişikliği ve buna bağlı şiddetli hava koşulları, kuraklıklar, yangınlar ve hastalıklar gibi birçok olumsuz gelişme dünyanın genelinde gıda üretimini ve erişimi tehdit etmektedir. Gıda, hayvan popülasyonu ve çevre arasında da yakın bir ilişki bulunmaktadır.
Sonuç olarak;
- Çevre güvenliği ile gıda güvenliği özelinde karşılıklı bir etkileşim söz konusudur.
- Çevre ve gıda güvenliğinin her ne kadar farklı çalışma konularında ele alındığı görülse de yapılan bazı çalışmalar güvenlik ekseni içindeki parametrelerin birbirini etkilediği boyutu ortaya koymaktır.
- Gıda güvenliği açısından, çevresel güvenliğin küresel etkilerinin hissedilmesi artık normaldir, çünkü en kötü etkileri yoksul ve gıda güvencesi olmayan risk altındaki nüfuslara doğrudan yansıyacaktır. Şu anda sıcak, kuru ve kuraklığa eğilimli olan tropikal ve subtropikal ülkeler daha sıcak, daha kuru veya kuraklığa yatkın hale gelecektir.
- Hane düzeyinde sınırlı geçim kaynağı çeşitliliği ve ulusal düzeyde dar bir ekonomik temel, tarım sektörü zayıflarsa bu ailelere ve ülkelere çok az seçenek bırakacaktır. Buna karşılık, daha zengin ülkeler iklim değişikliğinden nispeten daha az kayba uğrayacaktır, çünkü tarımsal üretim potansiyelini zenginlikleri doğrultusunda kendilerine çekeceklerdir.
- Gıda güvencesi için üretimde verim açığını sürdürülebilir bir anlayışıyla kapatmak, gıda güvenliği için iyi denetim yanında alternatif tarımı yaygınlaştırmak ve kırsal kalkınma için ise kırsal çevreyi daha yaşanabilir hale getirmek gerekir. Her üç öneride yer alan sürdürülebilir, doğal ve yaşanılabilir anahtar kelimeleri çevre sağlığı için de esastır.
Kaynaklar;
Birleşmiş Milletler Resmî sitesi
Tarım ve Orman Bakanlığı Resmî sitesi
İnternet açık kaynaklar
Güntay N. (2023). Çevre güven(siz)liğine gida güvenliği ekseninde bakmak; güvenlikte domino etkisi. Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 14(1), 39-55.

