info@ekosos.org.tr
+90532 690 7313
Nükleer Reaktörü Olmayan Bir Ülkenin Nükleer Atığı Olabilir mi?

İzmir’in Gaziemir ilçesinde yıllardır çözülemeyen bir çevre felaketi yaşanıyor. Kaynağı belirsiz ve sadece nükleer reaktörlerde kullanılan EU-154 ve 155 izotoplarından oluşan nükleer atıkların bulunması, bölge halkı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ancak asıl korkutucu olan, bu radyoaktif maddelerin etkilediği radyoaktiviteye maruz kalan toprak gibi maddelerin kamyonlar ile Gaziemir dışındaki başka yerlere taşındığına dair iddiaların giderek güçlenmesi.

Bu Atıklar Nereden Geldi?

Türkiye’de aktif bir nükleer reaktör yok, dolayısıyla ülkemizde üretilmiş bir nükleer atıktan bahsetmek mümkün değil. Ancak, yasadışı atık ithalatı ve kaçakçılık gibi nedenlerle radyoaktif maddelerin ülkemize giriş yapmış olduğu göz ardı edilemez. Stratejik konumu nedeniyle Türkiye, tehlikeli atıkların yasa dışı yollarla taşındığı bir geçiş noktası olabilir mi?

Sorular bununla da sınırlı değil: İzmir dışında, başka il veya ilçelerde halkın fark edemediği benzer nükleer atıklar var mı?

Sessizlik Daha Büyük Bir Tehlikenin İşareti Mi?

Yetkililer, yıllardır süregelen bu endişelere karşı somut bir açıklama yapmış değil. Kamyonlarla farklı bölgelere taşındığı iddia edilen radyoaktif malzemelerin akıbeti konusunda da tatmin edici bir yanıt verilmiş değil. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere, ilgili tüm kurumların bu sorulara net bir cevap vermesi gerekiyor.

Bu tür ciddi çevre felaketlerinde sessizlik, belirsizlikten daha büyük bir tehlike yaratır. Halk sağlığını ve çevreyi tehdit eden bu durum karşısında her vatandaş, sürecin takipçisi olmalı ve yetkililerden açıklama talep etmelidir.

Ayrıca, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) ve bağımsız çevre örgütleri de bu konuda kamuoyunu bilgilendirmekle yükümlüdür.

Sorumluluk Hepimizin

Nükleer atık gibi bir tehditle karşı karşıya kalmışken, bu konunun üzerinin örtülmesine izin veremeyiz. Bir çevre felaketine dönüşmeden önce yetkililerin şeffaflıkla açıklama yapmasını talep etmek, yalnızca bir hak değil, aynı zamanda anayasal bir vatandaşlık görevidir.

Lütfen sessiz kalmayın. Bu sürecin takipçisi olun.